Ali Boyracı
Bir Koruma Tedbiri Olarak Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi Alman Hukuku ile Karşılaştırmalı
1.700,00 ₺
ISBN
9786253816667
Sayfa Sayısı
-
Dil
Türkçe
Baskı No
1. Baskı
Kapak Türü
Karton Kapak
Ebat
-
Ücretsiz Kargo
Güvenli Ödeme
14 Gün İade
%100 Orijinal
Açıklama
S.S.S.
Yorumlar (0)
Çalışmanın konusunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 139. maddesinde düzenlenen gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbiri oluşturmaktadır. Türk hukukunda söz konusu tedbirle ilgili güncel gelişmeleri ve bütün tartışmalı konuları kapsayacak biçimde, karşılaştırmalı hukuku da dikkate alarak ele alıp değerlendiren güncel bir eser bulunmaması, kitabın amacını ortaya koymaktadır.
Kitapta incelenen yargı kararından hareketle; gizli soruşturmacının özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda olmak üzere, uygulamada sıklıkla kullanıldığını belirtmek mümkündür. Bununla birlikte, öğretide de üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığı bir tedbir olarak karşımıza çıkmaktadır. Esasen gizli soruşturmacının unsurları, görevlendirilme şartları, tanıklığı, elde ettiği delillerin hangi şartlarla muhakemede kullanılabileceği, görevini yerine getirirken suç işleyip işleyemeyeceği ve suç işlemesi hâlinde ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konularında birbirinden farklı çok sayıda görüşün ileri sürüldüğü görülmektedir. İşte çalışma kapsamında bu temel sorunlar hem Türk hukukundaki hem de Alman hukukundaki mevzuat hükümleri, öğreti görüşleri ve yargı kararları ışığında ele alınıp incelenmiş ve konuyla yazarın görüş ve değerlendirmeleri ortaya konularak, söz konusu sorunların çözülmesine katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca özellikle tedbirin temel hak ve özgürlüklerle ilişkisi, gizli soruşturmacının tanıklığı ve elde ettiği delillerin muhakemede kullanılabilirliği konularında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen kararlardan da faydalanılmıştır.
Kitapta incelenen yargı kararından hareketle; gizli soruşturmacının özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda olmak üzere, uygulamada sıklıkla kullanıldığını belirtmek mümkündür. Bununla birlikte, öğretide de üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığı bir tedbir olarak karşımıza çıkmaktadır. Esasen gizli soruşturmacının unsurları, görevlendirilme şartları, tanıklığı, elde ettiği delillerin hangi şartlarla muhakemede kullanılabileceği, görevini yerine getirirken suç işleyip işleyemeyeceği ve suç işlemesi hâlinde ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konularında birbirinden farklı çok sayıda görüşün ileri sürüldüğü görülmektedir. İşte çalışma kapsamında bu temel sorunlar hem Türk hukukundaki hem de Alman hukukundaki mevzuat hükümleri, öğreti görüşleri ve yargı kararları ışığında ele alınıp incelenmiş ve konuyla yazarın görüş ve değerlendirmeleri ortaya konularak, söz konusu sorunların çözülmesine katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca özellikle tedbirin temel hak ve özgürlüklerle ilişkisi, gizli soruşturmacının tanıklığı ve elde ettiği delillerin muhakemede kullanılabilirliği konularında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen kararlardan da faydalanılmıştır.
Bu kitap için henüz S.S.S. eklenmemiş.
Henüz yorum yapılmamış.